Bütçe tutmaya ilk kalkıştığımda üç ay boyunca tek yaptığım şey fişleri bir kutuya atmaktı. Ay sonunda kutuyu boşaltıp toplama yaptım, sonuç ortadaydı: para gitmişti. Ama nereye gittiğini hâlâ bilmiyordum. Çünkü "market", "kafe", "eczane" diye tek tek yazdığım kırk kalem, bana hiçbir karar verdirmiyordu. İşi çözen şey gider kategorilerini doğru kurmak oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, harcama takibinde başarısız olan insanların çoğunun uygulama seçmekte değil, kategori kurmakta hata yaptığını düşünüyorum.
İki uçta iki hata var. Birincisi aşırı detay: banka ekstrelerini taklit ederek 30-40 kategori açmak. İkincisi aşırı basitlik: "zorunlu / keyfi" diye ikiye bölmek. İlkinde her ay veri girişi angarya olduğu için bırakıyorsunuz, ikincisinde ise elinizde eyleme dönüştürülebilir bilgi kalmıyor.
Ben kendi deneyimimde 8 ile 12 arası ana kategorinin tatlı nokta olduğunu gördüm. Şu testi uyguluyorum: bir kategoriye baktığımda "bunu bu ay %20 kısabilir miyim?" sorusuna net cevap verebiliyorsam kategori doğrudur. "Diğer" kalemi toplam harcamamın %5'ini geçiyorsa, orada gizlenen bir kategori var demektir.
Karar aşamasındaysanız, yaygın üç kategorilendirme mantığını karşılaştırmak işinizi kolaylaştırır. Ben üçünü de sırayla denedim ve sonunda melez bir yapıda kaldım.
| Yaklaşım | Nasıl işler | Kime uyar | Zayıf yanı |
|---|---|---|---|
| Oran temelli (50-30-20 mantığı) | Kategoriler ihtiyaç, istek ve birikim başlıkları altında toplanır | Geliri düzenli, ilk defa bütçe tutan | "İhtiyaç mı istek mi" tartışması sürekli tıkanma yaratır |
| Sabit / değişken ayrımı | Tutarı değişmeyen giderler ayrı, dalgalananlar ayrı izlenir | Nakit akışını yönetmek isteyen, freelance çalışan | Nereden kısacağınızı doğrudan göstermez |
| Yaşam alanı temelli | Konut, ulaşım, gıda, sağlık, çocuk, keyif gibi başlıklar | Ailesiyle bütçe konuşan, uzun vadeli kıyas yapan | Birikim ve borç kalemlerini dışarıda bırakma riski |
Benim kullandığım yapı, yaşam alanı temelli kategorileri ana iskelet yapıp her birinin üstüne "sabit mi, değişken mi" etiketi eklemek. Böylece hem "ulaşıma ne kadar gidiyor" sorusunu hem de "bu ay ne kadarı zaten belliydi" sorusunu tek tabloyla cevaplıyorum. Oran temelli bakışı ise ay sonu kontrol listesi gibi kullanıyorum: kategori toplamlarını ihtiyaç-istek-birikim üçlüsüne dağıtıp dengeye bakıyorum.
Somut olsun diye kendi tablomun başlıklarını paylaşıyorum. Sizin hayatınıza göre değişir ama çerçeve aynı kalır:
Dikkatinizi iki noktaya çekmek istiyorum. Birincisi, gıdayı ve dışarıda yemeyi ayırmak bana ilk ayda en net tasarruf fırsatını gösterdi; birleşikken ikisi birbirini gizliyordu. İkincisi, birikimi bir gider kategorisi olarak yazmak psikolojik olarak işe yarıyor. Artan parayı biriktirmek yerine, ayın başında kendine ödenen bir kalem gibi davranıyorsunuz. Tasarruf hedeflerini takip etme alışkanlığı da tam buradan doğuyor.
Kurduğunuz yapının doğru olup olmadığını masa başında anlayamazsınız. Ben yeni bir kategori