Kendi bütçemi ilk kez kalem kalem çıkardığımda en çok şaşırdığım kalem kira ya da market değildi; ulaşım harcamalarıydı. Aylık toplamı görünce "bu kadar mı olur" diye üç kez topladım. Benzin, otopark, köprü geçişi, ara sıra taksi, işten sonra eve dönerken alınan kahve niyetine harcanan bekleme süresi... Hepsi tek bir başlık altında toplandığında, gelirimin ciddi bir dilimini yolda bıraktığımı fark ettim. O günden bu yana yaklaşık iki yıl boyunca farklı yöntemleri deneyip karşılaştırdım: bazı ayları tamamen toplu taşımayla, bazılarını araç paylaşımıyla, bazılarını da karma bir modelle geçirdim. Aşağıda anlattıklarım kitaptan okuduğum şeyler değil, kendi tablomda gördüğüm sayılar.
Karşılaştırma yapmak isteyen birinin ilk yapması gereken şey, ulaşımın görünen değil toplam maliyetini bulmak. Ben uzun süre "depoya attığım para" üzerinden düşündüm ve yanıldım. Aracın sigortası, muayenesi, lastiği, bakımı ve değer kaybı da o kalemin içinde. Bunları aylığa böldüğümde, kilometre başına maliyetim tahminimin iki katına çıktı.
Şu üç adımı bir hafta sonu oturup yapmanızı öneririm:
Bu rakam olmadan yapılan her karşılaştırma tahminden ibaret. Harcama takip uygulamalarını denerken de en çok bu kalemi ayrıştırmakta zorlandım; çoğu uygulama yakıtı "araç", otoparkı "diğer" diye ayırıyor. Ben kendi bütçemde "ulaşım" adında tek bir kategori açıp her şeyi oraya yazmayı tercih ettim, resim böyle netleşti.
Aşağıdaki tablo benim kendi kullanım profilime (şehir içi, günlük ortalama 20 kilometre, ayda bir iki kez şehir dışı) göre çıkardığım karşılaştırma. Sizin rakamlarınız farklı olacak ama sorular aynı.
| Model | Güçlü yanı | Zayıf yanı | Kime uygun |
|---|---|---|---|
| Tam toplu taşıma | Aylık maliyet sabit ve öngörülebilir | Yoğun saatlerde süre kaybı, esneklik az | Güzergâhı hat üzerinde olan, düzenli saatlerde çalışan |
| Araç paylaşımı / carsharing | Sabit gider yok, sadece kullandığında ödeme | Yoğun kullanımda birim maliyet hızla yükselir | Ayda birkaç kez araca ihtiyaç duyan |
| Kendi aracı | Tam esneklik, bagaj ve yolcu kapasitesi | Yüksek sabit gider, değer kaybı, otopark | Günde yüksek kilometre yapan, çocuklu/yük taşıyan |
Benim sonucum karma model oldu: hafta içi toplu taşıma aboneliği, ihtiyaç olduğunda araç paylaşımı. İlk ayda ulaşım kalemim yaklaşık üçte bir azaldı, üçüncü aydan sonra otopark ve bakım stresinin gitmesiyle birlikte "beklenmedik" harcamalarım da düştü. Burada asıl kazanç, giderin tahmin edilebilir hale gelmesiydi; 50-30-20 gibi bir bütçe yapısı kullanıyorsanız sabit ve öngörülebilir kalemler işinizi çok kolaylaştırıyor.
Modeli seçtikten sonra tasarrufun ikinci katmanı rota ve zamanlamada. Burada yaptığım en etkili değişiklik, işleri güzergâh üzerinde kümelemek oldu. Eskiden markete, kargoya ve bankaya üç ayrı çıkış yapardım; şimdi hepsini tek bir halkaya diziyorum. Bu tek alışkanlık, ayda ortalama beş altı gereksiz yolculuğu ortadan kaldırdı.
Ulaşımda tasarruf, hiçbir yere gitmemek değil; aynı yere daha ucuz bir kombinasyonla gitmek. Ben bunu anlayana kadar kısıtlama hissiyle uğraştım, anladıktan sonra iş bir optimizasyon problemine dönüştü.
En kritik adım burası: azalan gideri hemen başka bir yere harc